Yayıncıdan




Mart 2018

Dünya Su Günü’ne Doğru...

Birleşmiş Milletler’in öncülüğünde 1993 yılından bu yana her yıl farklı temalarla 22 Mart günü kutlanan “Dünya Su Günü” bu sene de nüfus artışı, şehirleşme, iklim değişikliği, bilinçsiz su tüketimi, su kıtlığı gibi birçok riskin en yüksek düzeyde olduğu bir dönemde kutlanacak... Raporlar, su güvenliğinin, gelişmede en önemli küresel risklerden biri olduğunu, ayrıca 2030’a kadar suya olan talep ve arzda yüzde kırklık bir fark oluşacağını söylüyor... Diğer taraftan su kıtlığının, bilinen olumsuzluklarının yanında göç artışı ve savaşları da tetikleyecek bir unsur olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Dünyanın birçok ülkesi gibi Türkiye de bu risklerin çoğunu topraklarında barındıran bir ülke konumunda. Su zengini olmadığımız kesin... Hatta daha da önemlisi, artan nüfusumuzla kısa bir süre sonra “su fakiri” bir ülke olacağımız öngörülüyor. Yani tehlike büyük...

Dolayısıyla Dünya Su Günü’nü kutlamak her sene biraz daha önem kazanıyor. 

Bu kapsamda hem bilgilendirmeleri hem de uyarılarıyla 22 Mart Dünya Su Günü’ne değinen dergimizin yazarı Y. Müh. Enis Burkut’un “Su Dünyası” köşesini ilgiyle okuyacağınızı tahmin ediyoruz ve kendisinin “İnsan ve tabiat için Su’yun Alternatifi Yoktur” ve “Yılda bir gün Su’yu anmak ile su sorunu çözülemez” cümlelerinin hatırdan çıkarılmaması gerektiğine inanıyoruz. 

Geçtiğimiz günlerde İstanbul Politikalar Merkezi İklim Çalışmaları Koordinatörü ve Kıdemli Uzmanı Ümit Şahin, “Türkiye’de Karbon Kilitlenmesi: Düşük Karbona Geçişte Almanya ve Polonya ile Karşılaştırmalı Bir Perspektif” raporunu kamuoyuyla paylaştı. Araştırmada Türkiye, Almanya ve Polonya’nın enerji politikaları ve küresel geçiş yönelimi karşısındaki tutumları, karbon kilitlenmesi (carbon lock-in) kavramı üzerinden birbirleriyle karşılaştırılıyor. Türkiye’nin hızla derinleşen karbon kilitlenmesinden kurtulmak için önemli fırsatlara sahip olduğu belirtilen raporda, buna rağmen bu şansı kullanmak için yeterli çaba göstermediği, hatta tam tersine sorunu derinleştirme yönünde politikalar izlediği gözleniyor. Türkiye’nin muhtemelen bu nedenle önümüzdeki yıllarda daha fazla karbon kilitlenmesi içine gireceği vurgulanıyor. Raporla ilgili hazırladığımız haberi ilgiyle okuyacağınızı tahmin ediyoruz.

Mevcut Evsel Atıksu Arıtma Tesislerinin Membran Biyoreaktör Teknolojisi Kullanılarak Yenilenmesi ve İyileştirilmesi” başlıklı makalede ise, var olan atıksu arıtma tesislerinin iyileştirilmesinde giderek sıkılaşan deşarj kriterlerinin sağlanmasında umut vaat eden bir teknoloji olan MBR teknolojisi üzerine yoğunlaşılıyor. MBR teknolojisi bilindiği gibi günümüzde özellikle atıksuların yeniden kullanılmasında en önemli alternatiflerden birisi. Tesis tasarlayan ve planlayan mühendisler için yurtdışı tesislerden de örnek çalışmaların anlatıldığı makalenin yararlı olacağını ümit ediyoruz.

Önümüzdeki sayıda görüşmek ümidiyle hoşçakalın.
Sertaç Aytaç

167 kez okundu

 

 

 
 
 
Barbaros Mah. Uğur Sk. No:2/2 34662 Üsküdar/İstanbul/Türkiye - Tel : 0216 651 78 78 - Faks : 0216 651 78 98 - info@b2bmedya.com - info@teknikyayincilik.com